Posted On 27 Ağustos 2014 By In Ka'ralamalar With 4242 Views

Turgut Uyar’ın Kürdistan’ı…

Kelimeleri koparmayın, kelimeleri öldürmeyin ve dahi kelimeleri de yaşatın! Yoksa Turgut Uyar’ın dediği gibi; kelimeleri ‘kopardığınız yerler teker teker kanar!’ 

Ben gizli Turgutseverlerdenim, ya da Turgut’u gizli sevenlerden. Bu sadece Göğe Bakma Durağı ile sınırlı bir sevgi değil; tüberküloza karşı ‘Geyikli Gece’yi, uranyuma karşı kırları, peygamberlere değil halka yazılmış naat’ı, kentlerin üzerimizde kurduğu modernite baskısı ve şok etkisine karşı tütünleri sevmeyi içeren bir sevgi bu.

Neticede biz terzileri değil, atları seven çocuklarız..

Yani Turgut Uyar’ın bende imledikleri biraz başka bir yerlerde; lakin şu andaki konumuz onun bendeki karşılığından çok öte.

Şöyle ki…

Dün bir haber okudum: ‘Sosyal medyadan Turgut Uyar’ın Tatvan’la ilgili yazdığı ‘Yokuş Yola’ şiirindeki “Kürdistan’da ve Muş Tatvan yolunda bir yer kanar” dizesini paylaşan oyuncu Deniz Çakır bazı takipçilerinden sert tepki aldı. Deniz Çakır, başrolünü Yiğit Özşener’le paylaşacağı Mahsun Kırmızıgül’ün “Aşkın Dili Yok” dizisi için Bitlis’in Tatvan ilçesine gitmeye hazırlanıyor. Çakır, dizide Kürt bir avukatı oynayacak. Çekimler öncesi Kürtçe ders alan güzel oyuncu, bir yandan da bölgeyle ilgili kitaplar okuyor.’

Kaynak: Radikal | http://bit.ly/1qguTx1

turgut-uyar-yokus-yola-kurdistan-deniz-cakir-ataturk-2

 

Haberde sert tepki gösterdiklerini söylenen kişiler tahmin ettiğiniz üzere ‘ulusal hassasiyetleri’ yüksek(!) olduğunu iddia eden kişiler. Aslında bu gösterilen tepki ‘sert’ sıfatının çok ötesinde bir linç kampanyasına dönüşmüş durumda.

Yokuş Yol’a şiiri şairin Divan adlı kitabında yer alır. Bu kitabında Uyar ‘naat’, ‘çağrılmış’a’, ‘su yorumcularına’ gibi şiirlerle halkı mücadeleye çağıran bir anlayış sergilemiştir.

Divan’ın yayınladığı yılın 1970 olması göz önünde bulundurulursa Turgut Uyar’ın ne kadar ‘devrimci’ bir tutum ortaya koyduğunu da anlayabiliriz sanırım.

Bu hem şiirlerinde halkı mücadeleye çağırması (ama Turgut asla devrimci bir şair olmamıştır) hem de 2014 Türkiyesi’nde bile kullanılması kişiyi linçe götürecek tepkilerle başbaşa bırakan Kürdistan kelimesini kullanmasından ileri gelmektedir.

Elbette bu noktada ‘Nasıl olur da Göğe Bakma Durağını sevenler bu şiiri sevmezler ve şiirde yer alan ‘Kürdistan’ kelimesine bu kadar sert karşı çıkarlar?’ gibi bir soru sorup Turgutçuluk yapmayacağım.

Benzer şekilde Ece Ayhan 1980 önce yazdığı bir şiirine ‘Kürt Çiçekleri’ ismini koymuş; sonra baskılar nedeniyle şiirin ismini ‘Açık Atlas’ yapmak zorunda kalmıştır.

Şimdi konuyu şairler ve şiirlerinden alıp Kürdistan kelimesine getirelim…

Wikipedia Kürdistan’ı şöyle tanımlıyor: ‘Kafkaslar’ın güneyi ve Orta Doğu’da, Ermenistan, Irak, İran, Suriye ve Türkiye’ye ait toprakların bir kısmını kapsayan coğrafi bölge…’

Kaynak: Wikipedia | http://bit.ly/1qKzmp4

Elbette çoğunluk için Wikipedia ‘güvenilir’ bir referans olmayabilir. Bu yüzden daha sağlam bir referans olarak Mustafa Kemal Atatürk’ü gösterebiliriz. Atatürk Büyük Millet Meclisi’nin açılışının ertesi günü 24 Nisan 1920’de, milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada, şöyle demektedir: “Hakikaten İngilizler daha evvel bütün Kürdistan’t iğfal etmek. Türk vesair dindaşlarından ayırmak için, tasavvur edebildikleri her şeyi orada tatbikle meşgul idiler…”

Kaynak: Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri Cilt 1 Sayfa 32-33 | http://bit.ly/1lvADEt

 

Benzer şekilde Lozan görüşmelerinde de İsmet İnönü Kürdistan kelimesini kullanır: “Sevr muahedesi ile Kürtler, Türkler gibi kendi vatanlarını tehlikeye maruz gördüler. Çünkü Sevr Muahedesi hükümlerine göre Doğu Anadolu’da, Ermenistan hududu bitişiğinde bir Kürdistan devleti kurulacaktı. Kürtler, Türk vatanının kendileriyle beraber, bilhassa doğuda, Ermeni tehlikesine maruz kalacağını biliyorlardı. Milli mücadelenin devamınca, canla başla beraberlik gösterdiler. Sonra Lozan Muahedesi yapılırken de Kürtler vatansever olarak Türklerle beraber bulunmuşlardır.”

Ki meclis görüşmelerinin resmi tutanaklarında da geçer Kürdistan kelimesi.

Ayrıca daha gerilere gidersek Osmanlı’da da ve hatta 12.yy’da Selçuklular tarafından da kullanılmıştır bu kelime. Ancak burada örnekleri sıralayarak uzatmak istemiyorum. Dileyenler bu örneklere çok kolayca ulaşabilirler.

Çünkü ne kadar örnek versek ne kadar referans göstersek de bu kelime, yani Kürdistan kelimesi milliyetçi bilinci gelişkin(!) kişilerde panik atak oluşturmaya devam edecek ne yazık ki. Şu sözleri duyar gibiyim mesela: ‘Tamam Atatürk de demiş olabilir ama…’’

Oysa bu işin aması maması yoktur, olmamalıdır. Bir halk bulunduğu coğrafyayı Kürdistan olarak tanımlıyor ve bunu kullanıyorsa eğer kişilere düşen bunu kabullenmek ve bu kelimeyle barışmaya çalışmaktır.

Eğer kimilerinin dediği gibi Kürdistan ’bölücü’ bir anlayışı temsil etseydi; milyonlarca Kürt, devletle yürütülen görüşmeleri desteklemez bağımsız bir Kürdistan için savaşı desteklerdi.

Şairin 1970’te kullandığı bir kelimeyi 2014’te dile getirmek kimilerini linç etmeye götürüyorsa insanları; durup düşünmek lazım:

– 1970’ten günümüze 40 yılı aşkın sürede hiç mi bir şey değişmedi?

– Kelimeler neden sürekli metaforları sebebiyle (bölücü, ayrılıkçı, terörizm) linçe uğruyor?

– Halkların kardeşliğini (daha doğrusu eşitliğini) savunurken kelimelerimiz neden bu kardeşlik ve eşitlikten muaf tutuluyor?

 

Barış, savaşın olmaması hali değildir. Barış salt savaşın olmamasından çok daha gelişkin bir anlam taşır.

Evet barış birbirini öldürmemektir; ancak daha da önemlisi birbirini yaşatmaktır! Ve bu yaşatmak eyleminden kelimler azade değildir!

Kelimeleri koparmayın, kelimeleri öldürmeyin ve dahi kelimeleri de yaşatın!

Yoksa Turgut Uyar’ın dediği gibi; kelimeleri ‘kopardığınız yerler teker teker kanar!’

Sizce de çok kanamadık mı? Yetmez mi?

 

 

————————————————

Yokuş Yol’a

güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan
dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar

dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filân sanırsan
kürdistan’da ve muş – tatvan yolunda bir yer kanar

muş – tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan
eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar 

sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan
portakal incinir, tütün utanır, incirler kanar

bir yolda el ele gideriz, o yolda bir gün usanırsan
padişahlar ve muşlar kanar, darülbedayiler kanar

muş – tatvan yolunda bir gün senin akşamın ne ki
orada her zaman otlar otlar ergenlikler kanar

el ele gittiğimiz bir yolda sen git gide büyürsen
benim içimde çok beklemiş, çok eski bir yer kanar

| TURGUT UYAR