Posted On 17 Mart 2015 By In Ka'ralamalar With 2586 Views

Newroz Günlükleri – NO:2 | Cizre,2015

Dün akşam geldiğim Cizre’de ortak arkadaşım aracılığıyla yeni tanıştığım Cihan karşıladı beni. Gece bir ara elektrikler gitti evde. Cihan bunun sürekli yaşandığını muhtemelen gelmeyeceğini söyleyip ışıldağı açtı. Vurgulamak istediğim şey elbette burdaki elektrik kesintileri değil; üzerinde durmak istediğim konu ışıldak. Burda karanlık’a karşı hep yedek bir plan var. Ne demek istediğim anlaşılmıştır umarım.

Bugün öğleden sonra Evrensel’den muhabir arkadaşım Beyar ile mahallelere gittik . Hani şu hendeklerin kazıldığı, anlaşmaya varılıp hendekler kapatılınca da asker ve polisin saldırıp çocukları katlettiği mahalleler. 14 yaşındaki Ümit’in, 12 yaşındaki Nihat çocuğun vurulduğu yerler yani. Beyar’ın anlattığına göre 280 küsur hendek kazılmış mahallelerin girişine. Ardından kapatılmış hepsi bir gecede, sonra olanlar ise herkesin malumu zaten.

Bir ara makinamı çıkarıp bir kaç kare alıyorum, Beyar tepki çekebileceğimi söyleyip uyarıyor. Bu tepkiler de elbet bir yanıyla haklı; bölgeden olmayan ve tanımadıkları bir medyanın amacını bilemezler. Bu yüzden birkaç kez durduruluyoruz kibarca. Bir süre sohbet edip sokakları arşınlamaya devam ediyoruz. Beyar bir binanın 4. katını işaret ediyor. Bakıyorum kurşun izleri; onlarca hem de. 2012 newrozundan kalma imiş bu izler; yaşayan bir belge olsun için boya badana da yapılmamış. Tabii bu gördüklerimiz bu coğrafyadaki milyonlarca mermi izinden sadece elli altmış tanesi.

Ardından bu sefer bir tepeyi gösteriyor; burası aşk tepesiymiş. Ancak gördüğüm manzara da aşka dair hiçbir şey yoktu. Çünkü asker ağır silahlarla donatılmış zırhlı araçlarını tepeye yerleştirmiş. Yanında yükselen inşaat ise bir kültür merkezi inşaatı. Ancak tamamlanamıyor bir türlü; sanırım dava süreci filan var. Hatta bir ara inşaatta çalışan işçiler polis ve askerden dolayı iş bırakmışlar; can güvenliğimiz yok diye. Biz bunları konuşurken silah sesleri duyuyoruz; gençlere dönüp seslerin kaynağını sorunca cevapları şu oluyor: ‘Orası Hüda-Par’lıların mahallesi, son zamanlarda habire sıkıyorlar!”.

Akşam eve dönerken şehir merkezinde newroz ateşleri yakılmaya başlanmıştı. Demirci Kawa’nın torunları bin yıllık direnişin ateşini harlamaya devam ediyorlar.

Bunlar benim birkaç saatlik bir dolaşma esnasında duyduklarım, gördüklerim. 2015 Türkiyesi’nden bahsediyorum şu anda; varın 90’larda buralarda neler yaşandığını veya yaşanmış olabileceğini siz tasavvur edin.