Posted On 11 Ekim 2015 By In Ka'ralamalar With 2283 Views

Kahretsin ki Hepimiz Travmatik “Normal”leriz!

Onlar; bu toprakların en hafif deyimle vicdansızları, onursuzları ve bizim de düşmanlarımızdır! Kameralar önünde yalan söyleyenler de, o bombayı oraya koyan da, koyulmasına göz yuman da…

Prikoterapist bir arkadaşım Soma katliamı sonrasında ailelerle uzun bir çalışma yapmış ve sonrasında gözlemlerini aktarmıştı bana. Bu tür bir travma sonrasında ailelerden bazılarının evinde bir yas ortamı olduğunu, bazılarının gündelik yaşama eskisi gibi devam ettiğini, kiminin ise donuk bir tavır takındığını anlatmış ve bunların hiçbirinin diğerinden daha “erdemli” olmadığını, hepsinin “normal” tabir edeceğimiz durumlar olduğunu aktarmıştı. 

Benzer durumu her katliam sonrası bizler de yaşıyoruz. Bakıyorum cinsiyetçilik konusunda çok hassas olan arkadaşlarım ağız dolusu küfür ediyor. Bu, “normal”dir. Hayır kinaye yapmıyorum, bu gerçekten böyle… Bazısı barışla yatıp barışla kalkarken neredeyse savaşın dilinden konuşuyor. Bu, “normal”dir. Kimisi üzüntü ve hüznünü şiirlerle dile getiriyor. Bu da “normal”dir. Ben mesela, tutmuş burda görece bilimsel(!) bir analiz yapıyorum ya; aslında bu da “normal”! Çünkü biz ister kabul edelim ister etmeyelim travmatik varlıklar olup çıktık! Tepkilerimizin hepsi “normal”; çünkü biz “normal” değiliz! Hayır çelişki yok, bu böyle! Evet kollarımız bacaklarımız kopmadı, etimize bilyeler saplanmadı ve lanet olasıca devletin “oluk oluk kan akıttığı” bu topraklarda nefes alan bireyler olarak hayatımıza devam ediyoruz.

Peki her şey mi “normal”? Elbette hayır! Mesela gazetecinin “İstifa edecek misiniz? sorusuna gülerek cevap veren bir bakan “normal” değildir! “Güvenlik zaafiyeti yok!” diyen birisi “normal” değildir! “Kendi kendilerini patlatmışlardır” diyen tetikçi gazeteciler “normal” değildir! Katliamı “ama onlar da…” diye başlayan cümleler kurarak meşrulaştıranlar, tepkisiz kalanlar ve bıyık altından gülenler “normal” değildir! Hangi partinin (başta AKP tabii ki) seçmeni olursa olsun; elinde seninkinden benimkinden pahalı telefonları olup her iddia sonucunu anında kontrol edebilen, yasak(!) sitelere bir tıkla girebilen, yani internetteki sınırsız bilgiye erişim imkanı varken iktidarın yalanlarına inanan ve bunları fütursuzca savunabilenler “normal” değildir! 

Onlar; bu toprakların en hafif deyimle vicdansızları, onursuzları ve bizim de düşmanlarımızdır! Kameralar önünde yalan söyleyenler de, o bombayı oraya koyan da, koyulmasına göz yuman da, tüm bunlar olurken sessiz sedasız evinde oturup vicdanının yaprağı bile kımıldamayan da… Evet; bunların bazıları kanunlar önünde, bazıları vicdanlarımız önünde bazıları da tarih önünde; mutlaka ama mutlaka hesap verecekler! 

Bunu slogan olarak değil; inandığım için söylüyorum. Merak etmeyin; böyle bir günde buna inanabilmek de “normal”dir!