Posted On 27 Eylül 2016 By In Ka'ralamalar With 1482 Views

“Biz de bir gün sevineceğiz, haberiniz olsun…”

Kolombiya hükümeti ile FARC arasında barış anlaşması imzalandı. Anlaşmanın imzalarını hükümet adına Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos, FARC adına da “Timoşenko” diye bilinen FARC lideri Timoleon Jimenez mermiden yapılmış kalemlerle attı..
 

Dile kolay 52 yıl, 52 yıl boyunca savaştılar birbiriyle. 260 bin kişi öldü. 6 milyon insan yerinden yurdundan ayrılmak zorunda kaldı. Savaşın ekonomik, kültürel, psikolojik etkilerinden cefa çeken insanların ise haddi hesabı yok…

Sadece bunlar mı elbette değil. Neruda ne güzel sormuş:

"Soracaksınız: Leylaklar nerede hani?
Gelincik yapraklı metafizik nerede?
Sözcüklerine incecik delikler açıp
onları saçan yağmur nerede?
Kuşlar nerede hani?"

Her şeyi anlatayım

Ve sonra başlamış anlatmaya:

"Bir sabah tutuştu bunların hepsi,
bütün canlıları yutmak için bir sabah
fışkırdı topraktan
şenlik ateşleri,
silah vardı artık,
barut vardı artık,
artık kan vardı.
Haydutlar geldi uçaklarıyla,
yüzükleriyle, düşesleriyle haydutlar,
takdisler dağıtan kara keşişleriyle
haydutlar geldi gökyüzünden
çocukları öldürmek için,
çocuk kanı aktı sokaklarda
düpedüz çocukların kanı aktı."
 

Ülkece bu acıları yaşadık, on yıllardır yaşıyoruz. Bunlar artık ne yazık ki hayatımızın acı gerçekleri, hepimizin bildiği basit ve bir o kadar da kanlı gerçekler! Alıştırılmış, kanıksatılmış, normalleştirilmiş, sıradanlaştırılmış gerçekler!

Bizim de ülkece eninde sonunda, ama bugün ama yarın geleceğimiz nokta Kolombiya ile FARC’ın geldiği nokta olacak. Elbet başka ihtimaller de mevcut, ancak olabilecek en iyi şey bu. Diğerleri kanlı, diğerleri dehşet, diğerleri ölümcül…

Kimileri bize diyecek ki; “ama ülkemizdeki durum ordakinden çok farklı, bizim şartlarımız değişik” filan, ki diyor da zaten. İNANMAYIN!
 
Kimileri de çıkıp “e barış imzaladılar da ne oldu, işçiler hala sömürülüyor, bunlar pazar açmak için emperyallerin dayattığı şeyler” filan diyecek, ki diyor da zaten. İNANMAYIN!
 
Kimileri de çıkıp diyecek ki “ama onlar şehirlerimizi yıktı, çocuklarımızı öldürdü, bizi yerimizden yurdumuzdan etti”, ki doğru da diyorlar. Kimi başka kişiler de benzer şeyleri söyleyecek: “Onlar askerimizi, polisimizi öldürdü. Hem teröristle pazarlık mı olur?”
 

Dönün ve onlara şu basit gerçeği hatırlatın: “İyi de; zaten barış dediğimiz şey, savaşan insanlar arasında olmaz mı?”