Posted On 2 Eylül 2016 By In Ka'ralamalar With 9039 Views

Bir Hayal Kırıklığı Olarak “Gazete Duvar”

Önce Bianet, İMC Tv, Evrensel gibi muhalif basında okudum “Yayın hayatına başladı” haberlerini. Sonra da birçok sevdiğim arkadaşımın paylaşımında gördüm Gazete Duvar’ı…
 
Yazarlarına arasında Celal Başlangıç, Ümit Kıvanç, Karin Karakaşlı gibi isimleri görünce insan heyecanlanmıyor değil tabii. Siteye ilk girişimde ise hafif bir hayal kırıklığı yaşadım. Görünüş itibariyle sıradan bir haber sitesini çağrıştırıyordu. Şekle takılmayıp biraz içeriklere yoğunlaşayım dedim.
 
Güncel haberlerin dışında ilginç(!) başlıklarla da karşılaşmıştım o ilk girişimde.
“Müzmin gelin Hanife havuzda”
“Erkan Petekkaya’ya üçüncü sevgili”
“Kanada başbakanı üstü çıplak halde düğünde”
“Justin Bieber Orlando Bloom’a özendi”
“David Gilmor’un oğlundan sıra dışı düğün”

ve buna benzer birçok haber…

 
Belli ki site biraz tık almanın iyi olacağını düşünmüş. Her ne kadar bu normal şartlar altında doğal-mış gibi görünse de; insan Bianet, İMC Tv, Evrensel ya da bu tür konularda hassas arkadaşların paylaşımında gördüğü bir gazeteden daha farklı bir tavır bekliyor doğrusu. Ayrıca “Müzmin gelin Hanife” haberinin başlığındaki üslup ve fotoğraf ise başlıbaşına bir facia!
 
Bu haberlerin ekran görüntülerini Twitter’da paylaşıp eleştirince Gazete Duvar’ın Genel Yayın Yönetmeni Ali Duran Topuz söz konusu haberlerin silineceğini, tekrarı olmayacağını belirten bir cevap verdi.
 
Ondan sonra da takibe devam ettim siteyi. Bu konuda kısmi bir ilerleme olduğunu belirtmem gerek.
 
Tabii ki tek sorun bu değil. Ekşi Sözlük’teki entry’de belirtildiğine göre site açıldığı ilk saatlerde yoğunluktan çökmüştü. Sanırım baĞzı haberlerin içeriğinde olduğu gibi teknik altyapı konusunda da sorunları vardı.
 
WordPress tabanlı sitede beni heyecanlandıran bir şey bulamadığımı söylemeliyim. Hem içerik yönünden hem görsellik açısından hem de kullanılan araçlara (fotoğraf, video, bilgilendirici görseller…vs.) baktığımızda klasik bir haber portalından zerre farkı yok.
 
Mesela şu an itibariyle sitenin ana sayfasında görülen slider’da yer alan 15 haberin iki tanesi “özel haber” ibaresi taşıyor. İkisi de Özlem Akarsu Çelik imzalı ve ikisi de bugün meslekten ihraç edilen Barış İçin Akademisyenler’e dair kısa haberler. Anlaşılan o ki telefonla ulaşılan akademisyenler birkaç açıklama yapmış ve bu açıklamalar haberleştirilmişti.
 
Haberlerin hemen hemen tamamı başka kaynaklardan alınıp tekrar yazılmak suretiyle elde edilmiş.
 
Habercilik anlayışına bakarsak eğer… Gazetenin yayın sahibi, vicdani retçi Vedat Zencir Bianet’ten Ekin Karaca’nın “Yaşadığımız çatışma ortamında “barış gazeteciliği” açısından nasıl bir yayın politikası izleyeceksiniz?” sorusuna şu cevabı veriyor:
 
“Ayrıca bir tanımlama yapmayalım barış gazeteciliği ile ilgili. Bu türden tanımlamaların ister istemez ideolojik ve daraltıcı çağrışımları oluyor.” (Kaynak: http://bit.ly/2bQPyoN)
 
“İdeolojik ve daraltıcı çağrışım” mı? Gerçekten çok ilginç bir cevap…
 
Ayrıca gazetenin duyuru metninde şu ibare de bulunuyor: “Gazeteciliğin evrensel ilkelerine bağlı kalma taahhüdüyle yola çıkıyoruz.”
 
Anlaşılan o ki kendilerince “ideolojik ve daraltıcı” çağrışımları olan barış gazeteciliğini değil, evrensel gazeteciliğin kurallarını benimsemişler. Tabii ki bu bir tercihtir, ancak barış gazeteciliğine “ideolojik ve daraltıcı çağrışımları var” demek, nasıl söylesem biraz “şey” olmuş sanki…
 

Diğer taraftan bugünkü haberlerinin birinin linkinde öldürülenler için “terörist” ibaresi bulunurken, haber başlığında “PKK’li” ibaresi yer almış. Anlaşılan “kervan yolda dizilir” mantığıyla ilerliyorlar ya da “ne şiş yansın ne kebap”… Ya da başka bir motivasyon da olabilir, emin değilim. Ama her halükarda kafalarının karışık olduğu belli.

gazete-duvar-7

Sıradan bir haber okuru olarak şunu söyleyebilirim ki; genel olarak bakıldığında daha çok köşe yazarlarına dayanan, arada birkaç tane “özel haber” ibareli cılız haberlerin olduğu, kendilerinin ürettiği fotoğraf, video veya görsellerin bulunmadığı tipik bir kopyala-yapıştır habercilikle karşı karşıyayız.
 
Oysa artık bu tip haberciliğin geçerliliği yok bence. Bunun devri geçeli bir hayli oluyor. Ki zaten arasan onlarca örneğini de bulabilirsiniz bu tip haberciliğin. Bizim ihtiyacımız olan özgün üretimin olduğu, fotoğrafın gücünü kullanan, videonun olanaklarını zorlayan, infografik gibi yeni üslupları içinde barındıran, haberin içeriğinden, üslubuna “yeni” ve “güçlü” bir şeyler… Mesela dil, üslup ve yaklaşım konusunda “”İdeolojik ve daraltıcı çağrışım”la yaftaladığınız “barış gazeteciliği”nin Türkiye’deki en sağlam (belki de tek) uygulayıcısı olan Bianet’i, video üretimi ve kullanımı konusunda Al Jazeera’yi, site görselliği bakımından Sputnik’i incelemeniz sizin için faydalı olacaktır.
 
Ki ayrıca sadece bu tür kurumsal haber kaynaklarını incelemek de yeterli olmayacaktır. Bu işi ticari değil de gönüllü yapan, kısıtlı imkanlar içerisinde harikalar yaratabilen literatürdeki adıyla “yurttaş gazetecilik” yapan oluşumlara da bir göz atmakta fayda var; Ötekilerin Postası, Seyr-i Sokak….vs.
 
Neyse çok uzattık sözü… Sitenin duyuru metni şöyle bitirilmiş: “Babaannem, ‘Gayret bizden, himmet haktan’ derdi hep. Gayret bizden, karar okurlardan diyelim biz de.”
 
Bu cümlelere atfen ben de şöyle bitirmek istiyorum: “Eleştiri bizden, düzel(t)mek sizden…”
 
Yolunuz açık olsun…