Posted On 2 Mayıs 2015 By In Fotoğraf, Video With 3383 Views

Dün Okmeydanı’nda neler oldu?

Önceki gün geceden başlayarak dün akşama kadar mahalledeydim. Aralarda da gidiyorum elbette ama son 3 senedir her 1 Mayıs’ta Okmeydanı’nda oluyorum mutlaka. Bu “sapanlı genç” fotoğrafı çekmek için değil tabii ki; polisin en şiddetli şekilde saldırdığı bir yer olduğu, yani polisin bu şiddetini “belgelemek” için.

Dün de sağ olsun devletimiz(!) mahalleye olan ilgisini en sert biçimde gösterdi. Sabah saatlerinde gözaltılara başlayıp saat 11.30 gibi de saldırıya geçti. Tahmin edersiniz ki attıkları gaz bombası, plastik merminin haddi hesabı yok! Peki karşılarında kim var? En kalabalık hali bile 150 kişiyi bulmayan; hemen hepsi genç ve çocuklardan oluşan bir kitle.

Mahallede en etkili örgüt olan Cephe; o gün için “eylemsizlik” kararı almış. Yani deyim yerindeyse “ağır abiler” o gün mahalleden ziyade; Şişli tarafında Taksim’i zorluyordu. Kitlenin çoğu ESP, YDG-H, TİKKO, Partizan ve TKP/ML (unuttuğum olabilir kusura bakmayın) elemanlarıydı.

Mahalleyi bilen bilir; yokuşun başındaki girişte, Anadolu Kahvesi denen yerde polis toplanır, aşağı tarafta ise direnişçiler bulunur. Yani direnişçiler yokuş yukarı (Turgut Uyar’a da selam olsun) bir “performans” sergilerler; bu yüzden de dezavantajlı konumdadır.

Okmeydanı’nda 1 Mayıs! from KAZIM KIZIL on Vimeo.

Dezavantaj sadece mekandan da kaynaklanmaz; kullandıkları araç-gereçler de karşılarındaki gücün bayağı gerisindedir. 3-5 molotof, biraz taş, biraz sapan-bilye, birkaç havai fişek, şanslı olanlarda gaz maskesi, eldiven…vs.

 

Peki karşılarında kim var? Az önce bahsettiğim gibi gaz bombaları, akrepleri, tomaları, dün mahallede ilk kez gördüğüm dikdörtgen biçimindeki zırhlı araçları, çevik kuvvet ve TEM’cileri ile devletin tüm şiddet araçları!

Polisin her saldırısı ile kitle daha da aşağılara “kaçıyordu”. Burda “kaçmak” fiili olumsuz bir anlamda kullanılmamıştır. O kadar “modern” araçlara karşı hem mekan hem de araç dezavantajına karşı “durmak”a çalışmak pek de mantıklı bir iş değil zaten. Hem az önce de yazdığım gibi “ağır abiler” Şişli’de olduğunu da unutmayalım.

Saldırının son demlerinde TEM’ciler devreye girdi. Mahallenin en aşağı kısımlarında yer alan Sibel Yalçın Parkı’na kadar inen özel harekat polisleri ellerinde tabanca ile en az 12 el ateş ettiler.

1-mayis-2015-okmeydani-1

Fotoğraf: Oral Gerek / KameraSokak

Bu esnada barikat olarak kullanılan (zaten kurulan tek barikattı) eski, yanmış bir araçın arkasına sığındık, mahalleden bir abi ve KameraSokak kolektifinden arkadaşım Oral’la birlikte. O esnada da sıkmaya devam ettiler. Sonra kameralarımızı kaldırıp basın olduğumuzu söyleyerek sığındığımız yerden zor attık kendimizi “güvenli” bölgeye!

Fotoğraf: Oral Gerek / KameraSokak

Fotoğraf: Oral Gerek / KameraSokak

Zaten 1 Mayıs direnişi de bu son saldırıyla fiili olarak bitmiş oldu.

Saat 12.00 – #OkmeydanıDireniyor #1M15 #1Mayıs için toplanan kitleye polis saldırısı sürüyor. Direnişçiler sapan ve havai fişeklerle cevap veriyor. Kazım Kizil

Posted by Kazım Kızıl on 1 Mayıs 2015 Cuma

Toparlarsak eğer…

Polisin en sert şiddeti uyguladığı mahallelerden biri Okmeydanı. Son çıkan İç güvenlik Paketi ile devletin yumuşak(!) ve destekleyici elini sırtında hisseden polis silah sıkmaktan bir an bile imtina bile etmiyor. Peki mahallede ilk kez mi sıkıldı silah? Elbette hayır; daha önceleri de silah sıktı mahallede, hem de onlarca yüzlerce mermi! Ancak gündüz vakti ve karşısındaki “cılız” güce karşı bu kadar rahat bir şekilde silah sıktığına ben ilk kez şahit oluyorum. Ki konuştuğum bir kaç mahalledi de bunu teyit eden cümleler kurdular.

 

Evet devlet şiddeti gün geçtikçe artıyor; elbette direniş de artacaktır.

Dipnot: Polis şiddetinin görüntüleri henüz kurgu aşamasında. Bu gece veya yarın onları da paylaşacağız.