Ka’ralamalar Category

Belgesel çalışmalarında danıştığım arkadaşlarımın “mutlaka şu hocayla görüşmelisin, senin aradığın şey bak bu hocamızda” dediği isimlerin çoğu sok KHK ile üniversiteden ihraç edildi…   Zerrin Hoca, Melek Hoca, Nilgün Hoca, Lülüfer Hoca, Serdar Hoca… Kimini sadece isimleriyle biliyorum, ömrümde görmüşlüğüm yok. Kimiyle kahve içmişliğim var, dertleşmişliğim var, en ufak bir şey olsa “Aman dikkat et kendine” diye sevgi dolu uyarılmışlığım var, görünce birbirimizi kocaman kucaklamışlığımız var… Hiç yollarımız somut olarak kesişmese de hatta hiç tanımasam da kendimi öğrencileriymiş gibi hissetmişliğim var. Var bir şeyler yani, çok önemli şeyler var.  Read More
Böyle giderse, 2023’te Almanya’daki bir mülteci kampında yazacağım muhtemel yazıdır… Yaklaşık 8 sene önceydi… Hükümet yanlısı gazetelere ve kişilere bakınca her şey Urfa kentinin (Urfa Suriye sınırımızda olan büyük ve tarihi bir kenttir) Ceylanpınar ilçesinde  2 polisin öldürülmesiyle başlamıştı. Oysa gerçek bu değildi. Her şey bundan daha önce başladı. Önce “Barış Süreci”nde sağlanan kısmi anlaşma dönemin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından buzdolabına kaldırıldı. Sonra seçim oldu, AKP tek başına iktidar olamayınca türlü gerekçelerle Kürt illerine saldırdı. Cizre, Sur, İdil, Şırnak gibi bir çok merkez yerle bir edildi. Yüzlerce insan hayatını kaybetti, onbinlerce insanRead More

Posted On Kasım 19, 2016By KaIn Ka'ralamalar

BİZ olmayı bekleyen BEN’ler…

Nâzım, Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedrettin Destanı’nda şöyle der:   “Aydının Türk köylüleri,                   Sakızlı Rum gemiciler,                                 Yahudi esnafları, on bin mülhid yoldaşı Börklüce Mustafanın düşman ormanına on bin balta gibi daldı…”   ve devam eder bu destan-şiir… Her bir satırı ayrı bir vurucu.   Şunu anlıyoruz ki; bir zamanlar bu topraklarda Türk köylüler, Rum gemiciler, Yahudi esnaflar birleşmiştir. Birleşmiş ve kavga vermiş, yetmemiş baş vermişlerdir…Read More
Yine kısa zamanda çok şey öğrendik.   Mesela sırf belediyede çalışıyor, “aman paylaşımlarım sorun olmasın” deyip susanları gördük…   Mesela CHP’Lİ olup Aziz Kocaoğlu’nun ve İZBAN şirket yöneticilerinin yalanlarını paylaşan “sosyal demokrat”lar, sözüm ona emek dostları(!) gördük!   Mesela işçilerin hak arayışını İZBAN’ın %50’si TCDD’nin olduğu halde AKP’nin oyunu diyenleri gördük.   Mesela “bu grevden nasıl nemalanırım”ı hesap edip işçilere sözde desteğe gelen sözde emek dostu (neyse ki işçiler tarafından uzaklaştırıldılar) AKP’li yöneticiler gördük.   Mesela kendi hakkını aramaktan aciz kimselerin “bu ülkede kaç kişi asgari ücrete çalışıyor haberiniz varRead More
Üniversite zamanlarında sınıfta kalınca perküsyona başlamıştım. Sonra bir grup kurduk hatta. İsmi Mine’l Aşk… O zamanlar romantik çocuklarız tabii. Neyse efendim, sağda solda çalmaya başladık. Bir yanda barlarda, açılışlarda üç-beş bi’şey kazanıyorduk; öte taraftan çocuk cezaevlerinde ya da engellilerin toplantılarında ücretsiz çalıp hep beraber eğleniyorduk. Dünyayı kurtarmıyorduk ama, iyiydik yani… Bir ara İzmir Caz Festivali’ndeki workshop’a katıldım. Yunan bir cazcı gelmişti; Nikos Toiliatos’tu sanırım ismi, yanlış hatırlamıyorsam. Neyse atölye yaptık bir kaç gün. Aramızdan bir kaç kişiyi seçti, onun konserinde çalmamız için. (Ben İzmir Caz Festivali’nde çalmış adamım, dikkatinizi çekerim!Read More

Posted On Eylül 28, 2016By KaIn Ka'ralamalar

Hatip Kapatlar İmamlansın!

Dün yazdığım #HatipKapatlarİmamlansın cümlesinden ötürü bağzı arkadaşlar beni yanlış anlamış sanırım. Bu; imam hatiplerin kapatılmasıyla ilgili bir cümle değildi. Ki öyle düşünsem #İmamHatiplerKapatılsın diye direkt yazardım. Oysa ben “imamlansın” diyorum, yani etrafı imamlarla tütsülemek gibi bir şeyden bahsediyorum. Her yerin imamlarla dolmasından, yurt geneline yayılmış bir imam seferberliğinden…   Açıkça söylemek gerekirse ben imam hatiplerin açılmasını destekliyorum. Hatta mevcut sayıyı az bulanlardanım. Üniversitelerin de imam hatip üniversitelerine dönüştürülmesini savunuyorum. Mevcut üniversitelerin hali ortada, hocaların bir kısmı barışı desteklemek için imza atmak gibi bölücü(!) faaliyetlerde bulunuyorlar hem. Ne gereği var AllahRead More
Kolombiya hükümeti ile FARC arasında barış anlaşması imzalandı. Anlaşmanın imzalarını hükümet adına Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos, FARC adına da “Timoşenko” diye bilinen FARC lideri Timoleon Jimenez mermiden yapılmış kalemlerle attı..   Dile kolay 52 yıl, 52 yıl boyunca savaştılar birbiriyle. 260 bin kişi öldü. 6 milyon insan yerinden yurdundan ayrılmak zorunda kaldı. Savaşın ekonomik, kültürel, psikolojik etkilerinden cefa çeken insanların ise haddi hesabı yok… Sadece bunlar mı elbette değil. Neruda ne güzel sormuş: "Soracaksınız: Leylaklar nerede hani? Gelincik yapraklı metafizik nerede? Sözcüklerine incecik delikler açıp onları saçan yağmur nerede? Kuşlar neredeRead More
Sezon açıldı, ülkemizin güzide fotoğraf dernekleri de peşi sıra kapılarını açıyor fotoğraf severlere. Şarap ve üzerinde şirin zeytinlerin olduğu küçük kanepelerle eda ettikleri açılış kokteylleri ile yeni sezonu selamlıyorlar. Ayrıca birbirinden meşhur fotoğrafçıların atölyelerini de duyuruyorlar eş zamanlı olarak; 4 hafta bilmem ne kadar, 8 hafta bilmem ne kadar… Öğrenciysen indirim de var hem. Fotoğrafçılar bol ödüllü, kimisi FIAP’lı filan, ağızda kekremsi bir tad bırakan şaraplar güzel, alınca ağza eriyip giden zeytinli kanepeler nefis…   Eğer siz de bu güzel etkinlikliklere katılmak, sergilerde karşı cinsle tanışma imkanlarından yararlanıp sıcak temaslarRead More
Kafka kimilerine göre bir pornocuydu mesela… Victor Hugo ise tam bir nemfomanyak… Yazarken libidosu o kadar tavan yaparmış ki; karısı, metresi ve hizmetçisiyle art arda sevişirmiş. Baudelaire bir uyuşturucu müptelasıydı… Ezra Pound bildiğin faşistti… Ve keza Salvador Dali de İspanya İç Savaşı sonrası iktidara gelen Franco’ya desteğini açıklamıştı alenen… Bizde de bir İsmet Özel vak’ası var mesela… Her ne ise…   Bir de tüm bunların yanında Lorca’lar var mesela, Aragon’lar, Mayakovski’ler, Jose Marti’ler…   Şimdi bunları bir kenara bırakırsak…   Facebook’a girip de Tarık Akan hakkında onlarca ileti görünce Altan’ınRead More
Önce Bianet, İMC Tv, Evrensel gibi muhalif basında okudum “Yayın hayatına başladı” haberlerini. Sonra da birçok sevdiğim arkadaşımın paylaşımında gördüm Gazete Duvar’ı…   Yazarlarına arasında Celal Başlangıç, Ümit Kıvanç, Karin Karakaşlı gibi isimleri görünce insan heyecanlanmıyor değil tabii. Siteye ilk girişimde ise hafif bir hayal kırıklığı yaşadım. Görünüş itibariyle sıradan bir haber sitesini çağrıştırıyordu. Şekle takılmayıp biraz içeriklere yoğunlaşayım dedim.   Güncel haberlerin dışında ilginç(!) başlıklarla da karşılaşmıştım o ilk girişimde. “Müzmin gelin Hanife havuzda” “Erkan Petekkaya’ya üçüncü sevgili” “Kanada başbakanı üstü çıplak halde düğünde” “Justin Bieber Orlando Bloom’a özendi”Read More