Posted On 24 Aralık 2014 By In Video With 1627 Views

çArşı’nın İnine Girdim! Darbe Hazırlıklarını Yerinde Görüntüledim!

çArşı üyelerinin bulunduğu depoda yaklaşık 10-15 örgüt elemanı(!) harıl harıl çalışıyorlardı. Aman Allah’ım; bir darbe hazırlığının tam ortasındaydım! Ve bu inanılmaz heyecan vericiydi… 

Biliyorsunuz malum; çArşı’dan bir grup insan darbe planı yapmakla suçlanıyor. Ve ömür boyu ağırlaştırılmış idam cezasıyla yargılandıkları dava devam etmekte hala. Ben de Pazar günü çArşı üyelerinin toplanıp darbe(!) planlarını yaptıkları depoya girdim. Evet, Erdoğan’ın dediği gibi uzun uğraşlar sonucu resmen inlerine girmiştim! Depoda yaklaşık 10-15 örgüt elemanı(!) harıl harıl çalışıyorlar ve Hakkari’den Hatay’a, Sinop’tan Muş’a, Yozgat’tan Diyarbakır’a göndermek için sürekli koliler hazırlıyorlardı. Neler yoktu ki bu kolilerde; botlar, atkılar, bereler, montlar, oyuncaklar, kalemler, defterler, silgiler, oyun hamurları… Örgüt disiplini aldıkları her hallerinden belliydi. Çünkü aralarında tam bir dayanışma vardı. Biri çay yaparken öteki kolileri bantlıyordu mesela. Aman Allah’ım; bir darbe hazırlığının tam ortasındaydım! Ve bu inanılmaz heyecan vericiydi…

Evet çArşılılar el ele, omuz omuza verip arkalarına da binlerce insanı alarak desteğe muhtaç bırakılmış köy okullarına; ordaki çocuklara eğitim malzemeleri, kıyafetler, oyuncaklar gönderiyordu bu depoda. Yani çArşı, köy okullarındaki çocukların kalbine darbe yapmak üzere harıl harıl çalışıyordu. Ve bu dayanışma ömür boyu ağırlaştırılmış bir saygıyı hak ediyordu bence!

carsi-davasi-darbe-planlari-koy-okullarina-kosuyor-1

O gün boyunca bulunduğum depodan çektiğim görüntüler ve yaptığım röportajlarla aşağıdaki videoyu hazırladım. Video’nun açılışında göreceğiniz (yukarıda da fotoğrafı olan) minik çArşılı’nın adı Deniz, nam-ı diğer Cimpirik… 🙂 Köy okullarıyla dayanışma kampanyasının organize edildiği “çArşı’nın ini”nde tanıştım bu küçük ’tilki’yle. Kolilere bir şeyler dolduruyordu; sonra makinayı görünce poz vermeye başladı. “Ne yapıyorsunuz burda?” diye sordum; “Çocuklara eşya gönderiyoruz” diyip başladı saymaya: “Mont gönderiyoruz, bot gönderiyoruz, kalem gönderiyoruz, atkı gönderiyoruz, silgi gönderiyoruz, oyuncak gönderiyoruz…bissürü bişey gönderiyoruz.”

Peki “Neden bunları gönderiyorsunuz?” diye soruyorum bu kez; cevabı Ece Ayhanvari oluyor: “Çocuklar gülsün için…”

“Ne mutlu çocuklar gülsün için gönüllere darbe planları yapanlara! Şüphesiz ki onlara; çocuk gülüşü gibi muazzam mükafatlar hazırladık!”

Direniş Ayetleri | 3:7

Dipnot: Beni Taksim’den alıp depoya götüren, görüntü alıp üstüne röportaj teklifimi geri çevirmeyen, gösterdikleri dayanışma ile içimizdeki umudu büyüten tüm çArşı üyelerine sevgi, saygı ve teşekkürlerimle…