Posted On 19 Kasım 2016 By In Ka'ralamalar With 4522 Views

BİZ olmayı bekleyen BEN’ler…

Nâzım, Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedrettin Destanı’nda şöyle der:
 
“Aydının Türk köylüleri,
                  Sakızlı Rum gemiciler,
                                Yahudi esnafları,
on bin mülhid yoldaşı Börklüce Mustafanın
düşman ormanına on bin balta gibi daldı…”
 
ve devam eder bu destan-şiir… Her bir satırı ayrı bir vurucu.
 
Şunu anlıyoruz ki; bir zamanlar bu topraklarda Türk köylüler, Rum gemiciler, Yahudi esnaflar birleşmiştir. Birleşmiş ve kavga vermiş, yetmemiş baş vermişlerdir… Osmanlı’nın zulmüne karşı, dönemin diktatörüne karşı, şaha beye sultana karşı!
 
Artık, ne Sakız kaldı ne de Rum… Yahudi desen durumlar malum… Ama Aydın’ın Türk köylülüleri duruyorlar hala… Hakkari’nin Kürt köylüleri de duruyor… Karadeniz’in Hemşinli’leri de, Lazlar’ı da… Ve dahi Trakya’nın Pomaklar’ı, İzmir’in Çingeneler’i ve Mardin’in Araplar’ı da…
 
Birileri için romantik bir deneyim, birileri içinse hikaye biriktirdiği bir zaman-dilimi olarak kulaklarında hoş bir sada olarak kalmış olabilir lâkin; Gezi’de olan da farklı değildi aslında… O meşhur fotoğrafı hatırlayın…
 
Yok, başka çare yok… Hep dediğimiz, sloganlaştırdığımız, klişeleşmiş, kemikleşmiş cümlede olduğu gibi… Kurtuluş yok işte tek başımıza, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
 

O yüzden Aydın’ın Türk köylüleri, Hakkarili Kürt celepler, Karadeniz’in Laz balıkçıları…

O yüzden HDP’nin sosyalisti, CHP’nin demokratı, ortamın liberali, kolektifin anarşisti, feministi, ekolojisti…

 
Çünkü tek kalırsak bizim olanı çalarlar!
Tek kalırsak kadınları, işçileri öldürürler!
Tek kalırsak çocuklara tecavüz ederler!
Tek kalırsak şehirleri yakar yıkarlar!
Tek kalırsak gözaltına alır işkence ederler!
Tek kalırsak eririz, siliniriz, çürür gideriz!
 
Börklüce yok artık, Torlak da, Bedreddin de!
BİZ olmayı bekleyen BEN’ler var sadece…
 
#TecavüzMeşrulaştırılamaz