Posted On 22 Ağustos 2014 By In Ka'ralamalar With 1676 Views

Bir post-pasif iletişim türü olarak ‘Basın Açıklaması Kültürü!’

Bir ülkede bir yılda yapılan basın açıklaması sayısı o yıl yazılan şiir sayısını geçiyorsa eğer oturup düşünmek lazım…

Bu ülkede bazı STK, sendika ve partilerin yaptığı yegane şey; basın açıklamasında bulunmak. Bu kültüre inanmadığım halde onlarca basın açıklamasında bulundum, birini de alıp baştan sona okumuş değilim. Çünkü okumaya gerek yok. Hepsi aynı cümlelerin farklı kombinasyonlarından üretilmiş:

Örnek cümleler:
– Hükümetin bu uygulamasını kınıyoruz!
– Olayı yargıya taşıyacağız!
– Unutmadık, unutturmayacağız!
– Biz bilmem hangi sendika olarak diyoruz ki…
– Gerici yobaz AKP zihniyeti…

Bu açıklamalar eğer kapalı bir mekanda yapılıyorsa, bir masa başına ortalama 3-5 kişi diziilir. Ortadaki vatandaşın elinde genelde tek sayfalık bir metin bulunur ve etrafındakiler o metnin okunma süreci boyunca anlamsız, bitkin, aynı şeyleri tekrar ve tekrar kez söylemekten ve duymaktan bıkmış bir şekilde dururlar öylece. Okuyan kişi iyi bir hatip, okuyucu değilse eğer basın açıklamasını takip etmek de dinlemek de resmen işkenceye döner.

Sokakta yapılan basın açıklamalarında ise sürekli bir ses sorunu vardır. Okuyucuya megafonu veya mikrofonu tutan kişi yorulmaya başladığı anda sesler de kah azalıp kah yükselmeye başlar. Bir de slogancı vardır bu tip basın açıklamalarında. Paragraf aralarında bir anda slogan atmaya başlar: ‘Baaaskıııılar biiiiiziiii yıldıraaaaamaaaaaaamaazzz!!”

Ki genelde slogancı ile okuyucu arasında anlaşmazlık olur ve cümleler üstüste biner. Biri susar ve hemen ötekinin yüzüne bakar yardım isteyen gözlerle: ‘Lütfen lütfen devam et…’ der gibi. Bu kişi genelde okuyucu olmaktadır.

Hitap edilen kitleden birilerinin (bir kişi bile yeter bunun için) eylem tecrübesi yoksa eğer atılan slogan 3. kez tekrar edilmeye başlanır ve bu sefer de kitle ile okuyucunun sesleri biner üst üste.

Slogan atan kişi bunu gurur meselesi yaparsa eğer cümbüş başlar. bir yanda ‘Geri yobaz AKP hükümeti bu uygulamasıyla…’ diyen cümleler öteki taraftan ‘Baskıııılaaaaarrr biiiiiziiiiii…’ cümleleri aynı anda duyulur…

Metnin sonunda basın açıklamasına/bildiriye imza atanların isimleri hiyerrşik bir şekilde okunur ve alkışlar eşliğinde seramoni biter. Haberciler bir anda okuyuca doğru ani bir hareketle atılırlar ve basın açıklaması metnini almaya çalışırlar…vs.
Zaman değişiyor, iletişimin onlarca çeşidi türüyor, organizasyon kavramı gün geçtikçe gelişiyor; ama birileri hala 50-100 sene önceki bildiri, basın açıklaması yöntemlerine çakılıp kalmışlar…

Bu tür açıklama, bildiri metinleri içi boş, anlamsız, verimsiz ve genelde de ‘dostlar açıklamada görsün’cülüktür…

Tabii ki bunlar söylemi eylemin önünde tutan, varlığını açıklamalara bağlamış STK, sendika ve partiler için geçerlidir. Diğerlerini tenzih etmekte fayda var…

Son olarak: Bir ülkede bir yılda yapılan basın açıklaması sayısı o yıl yazılan şiir sayısını geçiyorsa eğer oturup düşünmek lazım. Ya şairler şiir yaz(a)mıyor ya da basın açıklamacılar bu işi gerçekten abartıyor…

 

İronik bir şekilde bitirelim en iyisi:
‘Basın açıklamaları biiiiiziiiii yıldııııraaamaaaaazzz!!”