Posted On 27 Kasım 2013 By In Ka'ralamalar With 1500 Views

Berkin; umudun ve bekleyişin adıdır bizde…

“Bizim sokakta artık, devlet yok Berkin’im!”

– Bu; 14 yaşıma geri dönüp, Berkin’in sokağında bağırdığımdır…

Berkiiin! Berkiiiiiiiiiiin! Duyuyor musun beni? Hadi uyan artık! Bak hepimiz seni bekliyoruz ellerimizde toplarımızla. Hem de tahmin et topu kim aldı bize? Reşit Amca aldı. He ya; hani şu sürekli topumuzun bahçesine kaçtığı ve durmadan topumuzu kesip duran Reşit Amca. Geçen gün baktık bizi çağırıyor. Mahallenin çocukları toplanıp gittik; peşi sıra yürüdük. Bizi İsmail abinin bakkalına götürdü. “Alın bakalım çocuklar! Bütün toplar sizin… Şimdiye dek kestiklerime sayın.” Biz bi şaşırdık görmen lazım. Bakkaldaki tüm topları indirdik. Bizim solak Osman’ın topu yumurta çıktı, bi sinirleniyor görsen. Bilirsin iyi topçudur; ama top yamuk. Nereye vursa öteki tarafa gidiyor. Ha unutmadan Reşit Amca tembihledi bizi; “Berkin uyanana dek toplarınızı patlatmayın ha sakın!” diye… Neden bilmiyoruz sonra gözleri doldu; dönüp gitti… İki gündür bir sürü topumuz kaçtı bahçesine, hepsini eliyle getirdi bize. Şu Reşit Amca bir garip oldu bu aralar.

Haa en güzel topu da sana ayırdık ha! Ben seçtim hem de! Çevirip atınca havaya jilet gibi dönüyor mübarek! Bu kıyağımı da unutma! Yine en kral golleri sen atacaksın Berkin. Ama bak havalar soğudu; hırkanı al yanına. Sonra Gülsüm Teyze hepimizin bacaklarını kırar valla.

Berkin’im, gözüm çok uyudun be! Yorgun kalkacaksın bak. Babam hep öyle oluyor çünkü. Pazarları ne zaman geç uyansa bi yorgunluk bi yorgunluk. Sorma gitsin. Sen de öyle olmayasın sonra!

Ha bu arada; artık bizim sokakta devlet yok Berkin! Mahallenin abileri sokağın iki yanını barikatla kapattı. Öyle böyle değil hem de… Kenan abiler, Haydar abiler, Mustafa amcanın oğulları… Tüm mahalleli seferber oldu. Nalan Teyze çamaşır makinesini verdi barikata. He yaa; şu sürekli kocasıyla tartışıp sonunda aldırmayı başardığı çamaşır makinesi… Daha 4. taksidi bitmemiş üstelik, gıcır gıcır… Sonra mahallemizin güzeli Damla! Çeyiz sandığını koydu barikatın ortasına. Bi de espri yapıyor zilli; “Bu sandık ceviz ağacından, iyi yanar…” diye.

Haydar abiler barikatı düzenliyorlardı ki; bi baktık köşede bizim Yasin Amca’nın düldülü çuf çuf yapa yapa geliyor. Yaprak düşse üstüne, tüm kamyoneti yıkayıp pasta-cila çeken adam, “Alın yakın, yakın da barikatın şanı yürüsün!” diye barikata verdi gözü gibi baktığı kıymetlisini… Barikat alanı sanki düğün gibiydi Berkin; görmleliydin. Sanki takı merasimi yapılıyor: “Berkin’in Yasin Amcasından 68 model bi Chevrolet…” Gül gül öldük Berkin.

Bizim mahalleye bi haller oldu sen uyuduktan sonra. Bakkal İsmail’e gidiyoruz; her zaman yediğimiz çikolatadan almak için, adam sürekli yok diyor. Geçen bizim deli Ayşe görmüş; meğer sevdiğin tüm çikolataları masanın altında biriktiriyormuş. “Berkin uyandığında en sevdiği çikolatadan mahrum kalmasın ciğerim!” diye. Hem artık hiçbirimizi göndermiyorlar bakkala ekmek almak için. Hep babalarımız getiriyor ekmeği.

Berkin, hadi gel be oğlum! Tamam dünyayı güzelleştiremedik ama en azından mahallemizi pislikten, devletten, tomadan, çevikten temizledik. Şimdi en güzel maçlarımızı yapmanın tam zamanı Berkin, en güzel pasları atacağım kardeşime, en güzel golleri sen takacaksın doksana…

Berkin hadi uyan gözüm!

Deli Şevket çaldı çalacak bak düdüğü!

Hadi uyan kardeşim!

Maç asıl şimdi başlıyor!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.