Posted On 2 Eylül 2014 By In Ka'ralamalar With 3187 Views

‘Ben de sıkayım biraz ya!’ diyen İzmir polisi! Ya da ‘Öldürmenin Pratiği!’

Dün 1 Eylül Barış Günü Basmane’de başlayacaktı. Ben biraz erken gittiğim için pek kimse yoktu ortalıkta. Toplanma öncesi çevik kuvvet polisleri, tomalar ve siviller ‘mevzi’leniyorlarırken alanı biraz dolaşayım dedim. O esnada bir çevik kuvvet polisi gaz bombası tüfeğini kontrol eden diğer bir çevik kuvet polisene şuları dedi: “Abi bugün ben de sıkayım ya bi kaç tane. Teorik bilgim var da pratiğim sıkıntılı!”

Evet, biz polise ve devlete göre sadece birer hedef tahtasıyız, vurulması gereken zararlı bir ‘nesne’! Devlet bizim damarlarımızdan kan aktığını, etimiz ve kemiğimiz ile canlı olduğumuzu, nefes aldığımızı, sevdiğimizi, sevildiğimizi, seviştiğimizi, aşık olduğumuzu, dert çektiğimizi, üzüldüğümüzü, arada da olsa mutlu olan bir ‘canlı’ olduğumuzu unutmuş! Aslında unutmamış; hiç bilmemiş, kabul etmemiş, hatırlamamış bunu…Ya da belki de en doğrusu bunları çok iyi bildiği için; yani neler yapabilecğeğimizi, isteyince nasıl da gerçek bir ‘tehlike’ye dönüşebileceğimizi…vs.

Biz ona biat etmiyorsak öldürülmeyi hak eden birer nesne’yiz ona göre! Oysa unuttuğu bir şey var; biz bu hayatın nesneleri değil, yeri devletçe zapturapt altına alınıp işgal edilen ‘özne’leriyiz!

 

Metin Altıok’un şiirini hatırlayalım:

‘Ve yanında Kav taşıyan ben;
Tekinsizim size göre
İbret için yakılması gereken”

 

Evet, tekinsiziz size göre. Lakin işgal ettiğiniz ‘özne’ kimliğimizi tekrar kazanıp özümüze ulaşana dek; yanma sırası sizde!   Çıkaracağımız alevlerde kavrulacaksınız! O gün sizi Mikail’in suları bile kurtaramayacak!

 

Sizin öldürme planları yaptığınız geceler biz inadına sevişiyoruz, haberiniz olsun!

 

1-eylul-dunya-baris-gunu-izmir-basmane-gundogdu-meydani-11

1 Eylül Dünya Barış Günü’nde İzmir polisleri! Gündoğdu Meydanı girişi… | Fotoğraf: Ka